Başarı Hikayeleri

Ercan Akın

"1981 yılından beri kendi iş hayatımı sürdürmekteyim. Yani 33 yıldır çalışmaktayım. Bu sürede dört ayrı sektörde faaliyet gösterdim. 1- Milli Eğitim sektöründe 8 yıl öğretmenlik, 2- Tarım ve hayvancılık sektöründe 15 yıl, 3- Tekstil sektöründe 12 yıl (yaklaşık 9-10 yıl ürettiğimi Avrupa’ya ihraç ettim), 4- Mermer sektöründe ise 11’inci yılımızı icra etmekteyiz. Bu sektörde 11 yıldır ihracat yapmaktayız.
 
Öğretmenlik mesleğimden sonraki ticari alandaki ilk işim olan yem, hububat ve gübre toptancılığına başlayışım çok manidardır. Düğünümüzdeki takılar, eşime nişanlı iken aldığım kolye ve evlenirken takılan yüzüğüm dâhil, satarak dükkân açtık. Sermayem o kadar az ki dükkânın badanasını ve yazıhanesini kendim yaptım. Badana yaparken eldiven kullanmadığım için parmaklarımı kireç yemiş ve parmaklarımdan birisinin neredeyse kemiği görünüyordu. Yine aynı şekilde Burdur’da ilk tekstil fabrikasını kurduğumda günlerce çocuklarımın yüzünü göremediğim oldu, çünkü fabrikadaki arızalardan veya benzeri sorunlardan dolayı sabaha karşı eve gidiyordum.
 
2003 yılında gazetede okuduğum bir haberden tekstil sektöründe 2005 yılında kotaların kalkacağını öğrenince daha önceden ilgi alanımda olan mermer sektörüne 2004 yılında ocak açarak başladım. Ocak çalışmalarını yürütürken mermer fabrikası inşaatına başladım. Bu arada günlük yaşantım şu şekilde yürüyordu; sabah tekstil fabrikası, öğleyin mermer fabrikası, öğleden sonra sefertasına işçiler için yemek koyup mermer ocağına gidiyordum. Gece 11 veya 12 gibi ocaktan çıkıp eve geliyordum. Fakat üzerim tozdan ve çamurdan görünmüyordu. Eşim kapıyı açtığında, kapının ışığı yandığında üzerimi silkeleyerek içeriye giriyordum. Bu durum cumartesi-pazar da dâhil 1,5 – 2 yıl devam etti. Çalışarak, azimle, sabırla, alın teriyle nasıl başarılı olunur bunu da ispat etmek istiyordum.
 
Gelelim maddi duruma; parmağındaki yüzüğü dahi satarak sermaye edinen bir kişide ne kadar sermaye gücü olur belli. Arkamda sermaye sahibi ana-baba yok, atadan dededen kalma satıverecek miras yok. 2004, 2005 ve 2006 yıllarında işlerim kötü gidiyor. Para sıkıntısı hat safhada. Sıkıntıdan zaman zaman burnum kanıyordu ve psikolojik sıkıntılar yaşıyordum. Fakat bu safhadan önce vermiş olduğum sözleri yerine getirmenin gururunu ve sevincini yaşıyordum. Bu sözüm neydi? Burdur’da kazandığımı Burdur’da yatırıma dönüştüreceğim sözünü defalarca vermiştim. Yaptırdığım minarelerin, katkıda bulunduğum hastane, okul, cami, çeşme, köylerde çeşitli inşaatlara yaptığımız hayırların sayısını bilmiyorum. Burdur milliyetçisi olmakla ve Burdur’da doğup Burdur’da doyan sanayici olmakla gurur duyuyorum. Bu mücadele ile devam ederken yavaş yavaş işlerimi yoluna sokmaya başladım. Ar-ge yaparak tekstil fabrikası, mermer fabrikası ve mermer ocağı dâhil üç işletmenin gücüne güç kattım. 2014 Eylül sonu itibariyle son 10 yılda Akın Mermer ve Aytaş Akın Mermer şirketlerimden toplam 94.503.661,79$ (doksan dört milyon beş yüz üç bin altı yüz altmış bir nokta yetmiş dokuz dolar) ihracat yaptım. Şu an ek tesisimizin faaliyete geçmesi halinde Türkiye’nin en kapasiteli bej üreten fabrikası konumuna ulaşacağız.
 
ERCAN AKIN FEN LİSESİ:
1980’li yıllarda öğretmenlik yaparken televizyonlarda iş adamlarının yaptırmış olduğu okulların açılış törenlerini hayranlıkla izliyordum. Bu duruma gıpta ediyordum. Diyordum ki inşallah bir gün ben de bu duygu ve düşünceleri, ruh halini yaşarım diye dua ediyordum. Hem dünya hem ahiret için yatırım yapmanın hazzını yaşamak istiyordum. İlimiz için en büyük eksiklik Fen Lisesi idi. Çocuklarımda bu eksikliği çok yaşadım. Daha sonra başta sayın milletvekilimiz Bayram Özçelik ve dönemin ilgili kurumları olmak üzere bakanlıktan uğraşarak Fen Lisesi iznini kopardık. Ben yaptıracağım dedim. Çünkü en büyük hayalimdi. O zamanlar maddi durumum çok müsait değildi. Ama gerekirse Fen Lisesi için tekstil fabrikasını satarım diye hesap yaptım. Sayın Başbakan, Bakan, Vali ve Belediye Başkanı dâhil protokol yaptık. Fen Lisesi dışında başka amaç için kullanılamaz şartı koyduk. Allah nasip etti 2011 yılı yazında temel atma töreni ile inşaata başlayarak 2012 yazında 11 ayda okulumuzu teslim ettik. 
 
Amacım Burdur‘daki kısır döngüyü kırmaktır. Nitekim yavaş yavaş bunun gerçekleştiğini düşünüyorum. Hayırseverlere, yatırımcıya, sanayiciye ve esnafımıza destek olmamız ve teşvik edici olmamız gerekir. Benim yegane amacım Burdur milliyetçiliği adına, ilime faydalı olabilmek ve hayır duaları almaktır.

Baki Varol

VAROL, ÇAYCILIK’TAN İŞ ADAMLIĞINA UZANDI 
“Burdur’un başarılı iş adamları”  yazı dizimizin bu yılki ilk konuğu Burdur’un başarılı iş adamı Baki Varol oldu. Burdur Merkeze bağlı Taşkapı Köyü’nde 1963 yılında dünyaya gelen Baki Varol,  ilkokulu köyünde tamamladıktan sonra 13 yaşında Burdur kent merkezine göç etti. Özgür Mahallesi Tabakhane Sokak Burdur adresindeki kahvehanede çaycılık yapmaya başladı. İlk girişimci meşalesini ateşledi. Vatani görevimi tamamladıktan sonra 1996 yılında zücaciye ve toptan gıda işlerine atıldı. 1993 yılında Varollar Süt ve Gıda’yı açtı. İlk süt fabrikasını kendi köyü olan Taşkapı’da kurdu. Köyde doğup, köyde büyüyen Varol,  Burdur Ticaret Borsası’nın 1999 seçimlerinde Yönetim Kurulu Başkanlığı koltuğuna oturan Baki Varol, Burdur’da çığır açacak adımların altına imzasını atmayı başardı. Atıl durumda olan Burdur Yem Fabrikasını (BURYEM) faaliyete geçirdi, Özelleştirme listesinde bulunan Burdur Et ve Balık Kurumu’nu Burdur’a kazandırdı. Hizmette sınır tanımayan Varol, Yeni Burdur Spor’a önemli destekler verdi. Ağlasun Sagalassos Antik Kenti’nin tanıtımında ilk adımları atarak o tarihteki ülkemizin yıldız sanatçılarını Burdur’a getirdi, ilimizin tanıtımına önemli katkılar sağladı. Borsa Başkanlığını Kadir Gönülçar’dan devir alan Varol, şu an kullanılmakta olan Buğday Pazarı Sitesini ve Burdur Ticaret Borsası Binasını Burdur’a kazandırdı. 3 Dönem üst üste Burdur Ticaret Borsası Başkanlığı yaptığı süre zarfında; Burdur’un menfaatine ne varsa taşın altına elini değil, gövdesini koyan Varol, dürüst, ilkeli, disiplinli iş ahlakı ile Varollar AŞ’yi kurarak süt, Lojistik, Mermer sektörüne atıldı. Daha önceki yapılan çalışmaları artırarak ve çeşitlendirerek Burdur’a ve Burdur halkına kazandırmak üzere Serenler Tepesi’nin işletmeciliğini aldı. Mülkiyeti Burdur İl özel idaresine ait Vali Necati Develioğlu Yüzme Havuzunun işletmeciliğini üstlendi. Kapısına her kim gelirse gelsin “Veren el alan elden üstündür” düşüncesi ile hareket ederek, hayır hasenatta sınır tanımıyor. “ Burdur’da doğdum, Burdur’da yaşıyorum, Burdur’a yatırım yapıyorum” düşüncesi hareket eden hayırsever iş adamı Baki Varol, tüm yatırımlarını Burdur’a yaptı.  1991- 2007 yılları arasında aktif siyasetin içinde olan ve siyasi hayatına Demokrat Parti’de başlayan Varol, adaylık süreci yaşadı. Partinin genel merkez düzeyinde üst kurul üyeliklerinde bulundu. 2007 yılında aktif siyasetten çekilerek iş dünyasındaki uğraşlarına hız vermiştir. Kısacası kendisi bazı imkânsızlıklar nedeni ile okuyamadığı için, eğitime büyük önem vermektedir. Burdur Ticaret Borsası başkanlığı dönenimde birçok fakir öğrenciye burslar verilmesini sağladı. Okuyup, ülkemize, milletimize faydalı birer yurttaşlar olmalarına vesile oldu. Öte yandan tek bayrak, tek millet, tek vatan, tek devlet düşüncesini her platformda dile getirerek, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün bizlere emanet bıraktığı bu güzelim vatanın kıymetinin iyi bilinmesini tavsiye ediyor. 
 
• “Varollar olarak pek çok alanda faaliyet göstermektesiniz. Bu iş kollarından ve hizmetlerinizden bahseder misiniz?”
“Varollar Süt 1993 yılında Varollar Süt ve Gıda A.Ş.’nin kurulmasıyla sektördeki yerini aldı. Doğduğum köy olan Taşkapı’da kurmuş olduğum Varollar süt fabrikasında üretimini yaptığımız süt mamullerini ilimizde ve çevre illerde pek çok noktaya ulaştırmaktayız. 

Varollar Lojistik 2007 yılında Pınar Süt’ün süt toplama ve taşıma işinin bir kısmını yürütürken 2011 yılından bu yana Pınar Süt’ün süt taşıma işinde tek tedarikçi firma olarak Türkiye geneli tüm süt taşıma işini almıştır ve başarıyla sürdürmektedir. Bunun yanında 2013 yılı sonu itibariyle mermer nakliyesi işine başladık. Antalya, İzmir limanlarına, istenen noktalara muhtelif ocak ve fabrikalardan blok mermer, işlenmiş mermer, makine vs. taşımaları yaparak nakliye hizmeti vermekteyiz. 2014 yılı sonunda yine bir Yaşar Holding kuruluşu olan Çamlı Yem A.Ş. ile yaptığımız taşıma sözleşmesiyle Çamlı Yem’in Türkiye geneli yem taşıma işini aldık. Halen bahsi geçen alanlardaki tüm taşıma işlerimizi başarı ile sürdürmekteyiz. 

Varollar Mermer 2013 yılı sonlarında Antalya’da aldığımız ocağımızda blok mermer üretimi ve ihracatına başlamamızla hem mermer sektöründe hem de ihracatçı firmalar arasında yerimizi almış olduk. 2016 yılı sonlarına yaklaştığımız bu dönemde de Burdur’da da Varollar Mermer olarak yatırım yaptığımızı ve hizmet vereceğimizin müjdesini de sizin derginiz aracılığı ile vermiş olalım. 

Varollar Restaurant 2014 yılının ilk aylarında işletmeciliğini devraldığımız, Serenler Tepesinde hem müşterilerimize eşsiz manzarasıyla ve lezzetli menüleriyle unutulmaz anlar yaşatmayı hem de iş yoğunluğumuz arasında misafirlerimizle sohbet edip hoşça vakitler geçirdiğimiz nezih bir mekândır. Kaliteden ödün vermemeyi kendine ilke edinen ekibimizle Burdur’a yolu düşen tüm misafirlerimizi de eşsiz Burdur gölü manzarası eşliğinde ağırlamaktan büyük mutluluk duyacağımızı da belirtmek isterim” d
 
• “Burdur kökenli bir firmasınız. Sadece Burdur içinde mi faaliyet gösteriyorsunuz?”
“İşimiz gereği sadece Burdur ve çevre illerde değil, ülkemizin pek çok noktasında faaliyet gösteriyoruz. Merkez Burdur olmak üzere Antalya, İzmir, Eskişehir’de şubelerimiz var. Ama sadece şubelerimizin olduğu illerde değil ülke çapında pek çok ilde Varollar logolu araçlarımızla karşılaşmanız mümkün. Bunun yanında blok mermer ihracatımızla Çin’e de ulaşmaktayız. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın Başbakanlığı sırasında Sayın Erdoğan ve heyetleri ile birlikte Çin ziyaretimiz sırasında Çin’de süt mamulleri tedariki bakımından sıkıntı çekildiği ve bu konuda ihracatın gündeme gelmesi konusunda çalışmaların olacağı hakkında görüşmeler yapılmıştı. Bu alanda yapılan çalışmaların gerçekleşmesini umut ediyorum” 
 
• “1992 yılından bu yana firmanızı güçlü bir şekilde ayakta tutmayı başardınız. Bu başarının sırrı nedir?”
“Bunu hep ben yıllarca söyledim. 1- kişi olarak özgüvenin yüksek olması, 2 dürüst olmak, 3- toplum içerisinde yalan yanlışlarla değil, konuştuğun cümlelerin arkasında olabilmektir. Bu üç maddeyi uyguladığınız zaman hem iş, hem aş kendiliğinden gelecektir.” 
 
• Süt ürünleri imalatı oldukça titizlik isteyen bir iş. Sağlık ve hijyen konusunda ne gibi tedbirler alıyorsunuz?
“Hijyen olmazsa bu iş olmaz, bu bizim ana temel ve kuralımızdır” 
 
• “Lojistik sektörünün zorlukları neler size göre?”
“Türkiye’de karayolları lojistiğinin, eskiden tonajı küçük kamyon ve kamyonetlerle taşımacılık yapılıyordu. Teknolojinin gelişmesi ile birlikte; ‘tır, kırk ayak dediğimiz ağır vasıtalı araçlarla taşımacılık yapılmaya başlanılmıştır.Son 5-10 yıllık lojistik boyutunda 25-27 tonluk tır taşımacılığına yönlenilmiştir. Zaman ve yakıt tasarrufa sağlayan bu ağır vasıta taşımacılığı açığını kamyonculuktan gelen şoför arkadaşlarımız doldurmuştur. Ancak tır tecrübesinin olmayışı bazı istemeyen kazalara sebep olduğu görülmüştür. Hem de çalışmalarını yetersiz görmekteyiz. Çünkü daha önceleri kısa mesafelerde yapılan taşımacılık, yol konforunun artması ile birlikte uzun mesafe taşımacılığı her geçen gün artmıştır. Buda bazı olumsuzlukları beraberinde getirmiştir. Örneğin daha önce kamyon kullanan bir şoför tır’ın üstüne çıkınca kırmızı ışıktaki durma, duraklama mesafesini çok iyi hesaplamalı. Yoksa ani yapılan firenler yolu bozduğu gibi, aracın yürüyen ve yürümesini sağlayan aksamlarına büyük zararlar vermektedir. Buda ülke ekonomisi ile birlikte işverenin dönen varlıklarının bilinçsizce kullanılarak çarçur edilerek zararlara, zaman kayıplarına neden olmaktadır. Kısacası bu tür olumsuzları ortadan kaldırmak için hizmet içi eğitimlere önem verilmelidir. Şirketimiz hizmet içi eğitimlere ağırlık vermektedir. Ancak bu eğitimleri yeterli görmüyoruz. Halk eğitim kursları gibi, tır ve benzeri ağır vasıta sürücü kursları açılarak,  sertifikalandırılmalı, sektördeki kalifiyeli ağır vasıta sürücüsü açığı kapatılmalıdır. Daha da önemlisi çalışanlarda sorumluluk bilinci aranmalıdır. Canı sıkılan şoför ben gidiyorum dememelidir, sorumsuz, vurdumduymaz insanlar yüzünden yaşanan milyonlarca liralık zararların önüne geçilmelidir. Gerekirse bankalarda kredilerini zamanında ödemeyen müşterilerine yaptığı gibi kırmızı çizik çizilmeli, bir daha bu mesleği yapmamasını sağlayacak yasal düzenlemelerin yapılması görüşündeyim.  Bir düşünün tır da yük var, sabah limana teslim olacak gemi ile x ülkesine gidecek. Bizim şoförüm canı sıkılmış yolda kafasına göre mola vermiş veya kırmızı ışıkta ani fren yakmış, balataları koparmış, ne oldu? Bizim tır zamanında limana malı teslim edemedi. Malı isteyen siparişi iptal etti. Peki, benim suçum ne, bu zararı kim ödeyecek? Sadece bunlarla da kalmıyor yaşanan aksaklıklar elbette. Bu anlamda zaman ve ekonomi kaybı hat safhada. İşverenlere yüklenen sorumlulukların yanında çalışanlara da bazı sorumluluklar yüklenmeli ki yaşanan kayıplar en aza insin”

• “Geçmişten bugüne Burdur’u değerlendirecek olursanız ne gibi değişiklikler oldu ve bunlar yeterli mi? Daha fazla neler yapılmalı sizce?”
“Ben Burdur’u yıllarca değerlendirdim, Burdur’da çok şeyler yapmaya çalıştım. Her ne hikmetse 1 adım ileriye götüremedik. Burdur da son derece çekememezlik, hazımsızlık, küçük olsun benim olsun mantığından çıkması lazım ki yol alabilsin. İşimizin yüzde 70 ini il dışında yapıyoruz bu alanlarda kazandıklarımızı ilime yatırım yapıp ilimizde harcıyoruz fakat hala ne yazık ki istediğimiz seviyeye gelemediğimizi görüyorum. Burdur da oturuyorum, yaklaşık 300 çalışanımız var. Aslında Burdur Antalya’nın bir arka bahçesidir. Antalya sadece ülkemizin güzide bir turistik kenti değil aynı zamanda dünya kentidir. Turizme çevreye zarar verebilecek ağır sanayi, organize sanayi çalışmaları gelişmekte olan Burdur yönünde kaydırılabilir.  Bu önde bir beyin fırtınası yapılmalıdır. Küçük olsun benim olsun mantığından uzak durulmalıdır. Sen ben kavgasını bırakıp, güçbirliği, dayanışma içerisinde olmalıyız. Burdur tarım ve hayvancılıkla geçiniyor. Bana göre Burdur tarım aletlerinde yetersiz. Daha büyük fabrikalarımızın olması lazım. Bende süt fabrikası işletiyorum, ne hizmetse sektörde yarışa giremiyoruz. Yine aynı şekilde mermer sektörü vardır Burdur’da, Burdur Beji ise dünyada tek isimdir. Ama sektöre baktığınızda kaç tane fabrika var. Bunların sayısın neden az olduğunu araştırmak lazım. Bu sektörde devletin prosedürü çok fazla, yükü de çok ağır. Sanayicinin üstünden de bu yüklerin hafifletilmesi lazım diye düşünüyorum” H. İbrahim KARA 
 

İsmet Acun ve Aykut Acun

Burdur’un başarılı iş adamları köşe yazımızın bugün konukları İsmet Acun A. Ş. Yönetim Kurulu Başkanı İsmet Acun ve Başkan Yardımcısı Aykut Acun oldu.

İlimiz Bucak ilçesinde 1954 yılında Dünya’ya gelen İsmet Acun,   ilkokulu burada tamamladıktan sonra 1966 yılında Burdur’a gelmiş ve abisi Mehmet Acun ile birlikte küçük bir kereste atölyesinde çalışmaya başladı.  İşyerlerini büyütüp Acunlar Kerestecilik olarak 1980’li yıllarda Türkiye’nin ilk ihracat yapan firmaları arasına girmeyi başarmıştır.  1998 yılında şirketten ayrılıp İsmet Acun A.Ş. adı altında firmasını kurmuş ve halen Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini yürütmekte olan İsmet Acun,  aynı zamanda Burdur, Isparta ve Antalya üyelerinin bulunduğu Batı Akdeniz Keresteci ve Ambalajcılar Derneği (BAKAD)  kurucu başkanı olarak devam etmektedir.

AYKUT ACUN, BABASINDAN ALDIĞI TECRÜBELERİ İŞ HAYATINA EN İYİ ŞEKİLDE YANSITIYOR
İlimizde 1978 yılında Burdur’da dünyaya gelen İsmet Acun A. Ş. Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Aykut Acun, Babası İsmet Acun’dan aldığı iş ahlakı ve tecrübesini iş hayatına en iyi şekilde yansıtıyor. Bugün işyerinde Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı olarak görev yapan Aykut Acun, Burdur Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu üyeliğinin yanı sıra Batı Akdeniz Keresteci ve Ambalajcılar Derneği (BAKAD)  Denetim Kurulu üyeliği görevini başarılı bir şekilde yürütüyor.

 ÜNİVERSİTE DİPLOMALI İŞ ADAMI
İlimizin Üniversite diplomalı iş adamları arasında yerini alan Aykut Acun,  ilk, orta ve lise eğitimini Burdur’da lisans eğitimini ise Doğu Akdeniz Üniversitesi’nde tamamladı.  2000 yılından itibaren İsmet Acun A.Ş. Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı görevini yürütmektedir.

 HEM İSTAHDAM, HEM İHRACAT YAPIYOR, YILLIK 90 BİN METRE KÜP ORMAN EVVALİ İŞLENİYOR
Burdur’un gurur kaynağı haline gelen İsmet Acun A. Ş. bünyesinde 150 kişiye istihdam ederek Burdur ve Isparta’da bulunan fabrikalarda çalışan işçilerin hane ekonomisine önemli katkılar sağlıyor.  İsmet Acun A.Ş. hakkında bilgi veren Burdur genç başarılı iş adamı Aykut Acun; “Burdur’da 4 bin 500 metrekare kapalı, 8 bin metrekare açık,  Isparta’da ise 6 bin metrekare kapalı, 9 bin metrekare  açık alanda kurulu olup,  150 kişiye iş olanağı sağlamaktadır. Yapmış olduğumuz ürünlerin yüzde 30’u ihracata direkt olarak gönderilmekte ve ürünümüzün Türkiye’deki yüzde 50 pazar payına sahip en büyük ve en modern tesisidir. Türkiye’nin tüm orman işletmelerinden ahşap emsal tedarik edilmekte Akdeniz-Ege ve Batı Karadeniz ağırlıklı aylık ortalama 7 -8 bin metre küp, senelik ise 80 -90 bin metre küp malzeme işlenmektedir” dedi.

 KURUMSAL YÖNETİM
Tüm paydaşları ile olan ilişkilerini, eşitlik, şeffaflık, hesap verebilirlik ve sorumluluk ilkeleri çerçevesinde kurumsal bir yönetime sahip olduğunu sözlerine ekleyen İsmet Acun A. Ş. Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Aykut Acun,  “Firmamız tamamen kurumsal olarak yönetilmekte ve iş bölümleri kişilere paylaştırılmış durumdadır. Bünyemizde 4 mühendis ve 4 tekniker imalatta çalışmaktadır. Bu sayede STK’lardaki görevlerimize de vakit ayırabilmekteyiz” dedi.

 “BAŞARININ SIRRI; DÜRÜSTLÜK, ÇOK ÇALIŞMAK”
“Başarı sırrınız nedir?” sorumuzu yanıtlayan Aykut Acun; “Dürüstlük, çalışmak ve olmazsa olmaz; insan ve arkadaşlık ilişkileri” sözlerine yer verdi.

 SEKTÖREL SORUNLARIN BAŞINDA……
Sektörel sorunlara ilişkin önemli tespitlerini paylaşan Aykut Acun; “En büyük sorun vasıflı eleman kalitesi ve merdiven altı çalışan firmalar. Bunun yanında sektörümüz ihracattan desteklenmemekte ve yurtdışında maalesef rakiplerimiz karşısında sıkıntılar yaşamaktayız” dedi.

 “…….İŞLER KENDİLİĞİNDEN GELİŞİR ANCAK”
Burdur Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu üyesi olarak ilimizin gelişmesi dair sorumuza yanıt veren Aykut Acun  bey; “ En büyük sorun tabiki;  nüfus. İnsanın olduğu yerde işler kendiliğinden gelişir ancak Antalya, Afyon ve Denizli gibi şehirlerin arasına sıkışmış durumdayız. Bu bizim için avantajları kadar dezavantajları olan bir durumdur. Ancak son zamanlarda özellikle mermer sanayi ve üniversitemizin gelişmesi ile ilimizin çok daha iyi yerlere geleceğini arzu etmekteyiz” ifadelerini kullandı.

AYKUT ACUN, “BURDUR BİR TÜRLÜ GÖÇ ALAN İLİN KONUMUNA GELEMEMİŞTİR. SİZE GÖRE BURDUR NEDEN GÖÇ VERİYOR.  GÖÇ ALAN BİR İL OLMASI İÇİN NELER YAPILABİLİR ?”  sorumuza karşılık; “Öncelikle ilimiz maalesef bir cazibe merkezi değil. Yanı başımızda Antalya gibi bir il olması nüfusumuzun buraya kaymasına sebep olmakta ve eğitim düzeyimizin üst seviyede olması sebebi ile diğer illere eğitim için giden hemşehrilerimizin geriye gelmemesinden kaynaklıdır. Üniversitemiz bizim için bir nimet olup burayı sahiplenmeli ve daha da büyütmeliyiz. Birlikten güç doğar sözü ile tüm siyasi ve STK’lar bir olup kalkınma anlamında da Ankara’ya baskı yapıp yeni yatırım ve teşvikler ile ilimizi bir tık daha yukarıya taşımalıyız. İkinci OSB bölgemiz tamamlanmış ve firmalar yatırımlarına başlamıştır. Buda ilimizin gelişmesini ve dışarıdan gelecek yatırımcılar ile sıçrama yapacağını beklemekteyiz” yanıtını verdi.

BİRLİK VE BERABERLİK VURGUSU
Acun  röportajını; “Bir olalım diri olalım yeter başarı kendiliğinden gelecektir” sözleri ile tamamladı. Birlik ve beraberlik vurgusu yaptı. H. İbrahim KARA 

Osman Kurt, Mehmet Kurt ve Hasan Kurt

“Komşu ilimizin Isparta’dan Burdur’a göç ederek kalkınma ve sanayiye önemli katkılardan bulunan Kurt ailesi,  kurdukları Kurt Nakliyat ve Ticaret A. Ş. 1959 yılında Burdur Şeker Fabrikası’nın pancar taşıma işini aldılar. Halen bünyesinde 150’ye yakın işçi istihdam ederek, ilimiz hane ekonomisine önemli katkılarda bulunuyor.”
 
Burdur’un başarılı iş adamları” köşe yazımızın bugün konukları Osman Kurt, Mehmet Kurt ve Hasan Kurt,  1958’li yıllarda komşu İlimiz Isparta Gelendost’tan ilimiz ekonomisine önemli katkıda bulundular. 
 
Soy kütüğüne göre çocuk ve torun sayısı 80’e yaklaşan Osman Kurt, Mehmet Kurt, ve Hasan Kurt’un kurduğu şirket bugün madencilik, akaryakıt, gıda, gemi tamir, tahliye ve kiralama işlerinde faaliyet gösteriyor.  Burdur Şeker Fabrikası’nın kurulduğu ilk yıllarda pancar nakliyesi işini alarak fabrikasının çarklarının dönmesinde emekleri de bulunan Kurt Nakliyat halen daha ilimiz ekonomisine ve istihdamına önemli katkılar sağlamaya devam ediyor. İlk iş hayatına Kütahya, daha sonra Eskişehir’de müteahhitlik işlerinde faaliyet gösterdikten Burdur’a  1958 yılında göç eden kurt kardeşlerin en büyük ağabeyleri 1926  Isparta doğumlu  Osman Kurt  2004 yılında, en küçük kardeş  1933 Isparta doğumlu Hasan Kurt 2011 yılından hakka yürüdü. 
 
DEDEDEN TORUNA, EN İYİ AİLE İŞLETMESİ 
Kurt kardeşlerden hayatta olan Mehmet Kurt, bilgi ve tecrübelerini torunlarına aktararak, ilerleyen yaşına rağmen şirketinin başında duruyor. Bugün Kurt Nakliyat, Madencilik, Akaryakıt, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Ticaret Limited Şirketi’nde yönetimi ve işletmeciliğini yapan Kardeşi Osman Kurt’un torunu Osman Kurt’a, kendi torunları Deniz ve Mehmet Kurt’a önderlik, kılavuzluk yapıyor. Dededen toruna 3’üncü kuşak işletmeciliği başarılı bir şekilde sürdüren Osman, Deniz ve Mehmet Kurt  aynı zamanda aile şirketinin en iyi şekilde işletmenin onur ve gururunu yaşıyorlar, yaşatıyorlar. 

KURT İŞADAMI  O YILLARI ANLATTI 
Kurt Nakliyat’ın ulu çınarı Mehmet Kurt (1928) kısaca iş hayatını anlattı. İlk iş hayatına askere gitmeden önce at arabacılığı ile başladığını belirtti. 
 Burdur’a Isparta Gelendost’tan göç ettiklerini aktaran Mehmet Kurt amcamız; “Ağabeyim Osman Kurt, 1950 yılında at arabacılık işinden kamyonculuk işine dönelim dedi.  İmkânımız olsa tayyare (uçak)  alacağız, ama yoktu.  Ağabeyim Osman Kurt, Dodge marka araç aldı.  Ben o arabayla Akşehir’e buğday çekmeye başladım. Buğdayları TMO’ya ve zahire ambarlarına yükleri boşaltıp geliyordum.  Akşehir’de çalışırken,  1953 yılında Buzzing kamyona yazıldı. Ben almam kullanmam deyince, peki dedi.  Wobis marka kamyona yazıldık ve ilk ağır vasıta kamyonumuzu aldık” diye anlattı. 

İLK KAMYONA İLK YÜK AKŞEHİR’DEN
İlk yükü Akdehir’de sardıklarını sözlerine ekleyen Mehmet Kurt Amcamız, “Ağabeyim doğru Alanya’ya gitmemi istedi. Ve  o yıl hem Alanya’nın hem de kendi şirketimizin ilk nakliyecilik işine başladık. Alanya’dan mevsimine göre muz, portakal sarıp İstanbul’a götürdük. İstanbul- Ankara hattında çalışmaya başladık. İlerleyen yıllarda (1955) Wobis’i satıp,  ikinci el Man aldık,  İzmir Bozdoğan Barajı’na çimento çekmeye başladık. Akabinde 1958’de ilk kepçemizi aldık. Kadir Veziroğlu’nun karayollarındaki işini aldık. Ağabeyim Osman Kurt orada çalışıyordu.  Beni yanına çağırıp ben bir iş alacağım istersen işin başına geçersin dedi. Bende  bizi yeni borç yaptırma dedim. Borçtan aklım çıkıyor..  Allah rahmet eylesin Afyon Dinarlı olan Kadir Veziroğlu çok iyi bir iş adamıydı. Bizim 4-5 arabamız var ama 10-15 araba çalıştırıyordu” dedi. 
 
TÜM AİLE BİREYLERİ 1958’DE BURDUR’A GÖÇ EDİYOR
İşlerini ilerlettikten sonra 1958 yılında Burdur’a göç ettiklerini dile getiren Mehmet Kurt amcamız, “Disiplinli, dürüst iş anlayışı ile kamu ihalelerine girerek iş almaya başladık. Burdur’a ise 3 arabamızla geldik. Ben şark tarafına gitmiştim. Ağabeyim Osman Kurt Isparta Gelendost’tan çocuklarla birlikte pılı pırtıyı arabalara yüklemiş Burdur’a gelmişti” diye konuştu. 

“İLK PANCAR NAKLİYESİNİ ALDILAR”
Burdur’a göç ettikten sonra Burdur Şeker Fabrikasında 1959 yılında ilk pancar nakliye işine başladıklarını anlatan Mehmet Kurt, “Ağabeyim çocukları Burdur’a getirmişti. Bende dışarıdan geldiğim için hatta evi bilememiştim. Burdur’a taşındıktan sonra ilk işimizden birisi Burdur Şeker Fabrikası pancar taşıma işiydi.  O tarihlerde yeni kurulan fabrikanın kademe kademe devam eden inşaata demir getirmiştim. İlk müteahhitler arasında yer alarak fabrikanın taşıma işlerini yaptık.  Pancar  nakliyesinde bulunduk.” diye söz etti. 

BARAJ İNŞAATINDA ÇALIŞTILAR, DOLAYLI DA OLSA ÜLKE TARIMINA ÖNEMLİ KATKILAR SAĞLADILAR
Kurt Nakliyat’ın 1961 yılından itibaren Ege ve Akdeniz Bölgelerinde baraj inşaatlarında da çalışmaya başladıklarını aktaran Mehmet Kurt amcamız; “1961’de Finike Alakır Barajı’na geldik.  Ağabeyin sen oraya gir dedi. Tekrar kepçeyi yüklemiş operatör ile beraber gönderdi. Barajda çalışmaya başladık. Kadirli Barajı’nda da 2 yıl kalmıştık.  Taş dolgusu işi ile başladığımız işimizi tamamladıktan sonra Korkuteli Barajına geldik.  Diğer kardeşim Hasan Kurt Iğdır’da Pancar çekiyordu.  1968 bir kepçe daha aldık Kadirli Barajı’na gittim. Orada 2 sene 15 - 20 araba ile çalıştık. Korkuteli Barajı’nı tamamladıktan sonra Isparta Yalvaç Barajı inşaatına başladık”  dedi. 

DÜRÜSTLÜK BAŞARIYI GETİRDİ
Dürüstlükleri ve işçinin hakkını zamanında, noksansız vermelerinden dolayı müteahhitlerin kendilerini salmadıklarını bir iş bitince diğer işe çağırdıklarının altını çizen Mehmet Kurt amca; “Yaptığımız iş, temiz, sağlam ve hilesizdi. Karayollarından bile çok güzel iş yapardık. Ne olursa olsun hiçbir işimize sekte vurdurmazdık. Kurduğumuz Kurt Nakliyat dürüstlüğü ile bölgede nam salınca, tabii bir iş yapılmadan önce herkes bir birini sorar. Bizi de bu yüzden tercih ediyorlardı” sözlerine yer verdi.

ANTAK Enerji

ANTAK ENERJİ
Antak Enerji Türkiye’nin ilk güneş paneli (- teknik adı ile Fotovoltaik Modül) üretici firması olarak 2010’da kurulmuştur. Burdur Yeni Sanayi’de bulunan Antak Enerji 43MW / Yıl Üretim Kapasitesine ve Avrupa (Alman, İtalyan) teknolojili Full-otomatik Makine Parkuruna sahiptir.  Antak Enerji’nin ürettiği Güneş Panelleri Monokristal ve Polikristal Tipte, çeşitli ebat / güçte (5w-350w arası) ve şekillerde (standart, yuvarlak, eğimli vs.) olup, kullanılan hammaddeler A kalite, Türk / Avrupa / ABD menşeli, özenle seçilmiş hammaddelerden oluşmaktadır. 

Antak Enerji Güneş Panelleri birçok sektör ve uygulamalarda kullanılmaktadır. Bunlar; çatı konstrüksiyon, yer konstrüksiyon, şebekeye bağlı (on-grid) –şebekeden bağımsız (off-grid) sistemlerdir. Ürünlerimiz müşterilerin taleplerine göre tasarlanır, kalite-kontrolden geçer, nakliye edilir ve Anahtar Teslim Projelerde kurulum yapılmak üzere teslim edilir.  Antak Enerji’nin Şirket felsefesi kalite, güven ve müşteri memnuniyeti üzerine inşa edilmiştir ve bu nedenle satış sonrası takibe önem verilmektedir: Güneş Panelleri 12 yıl Ürün Garantisi ve 25 yıl Lineer Performans Garantisi altındadır. Antak Enerji gerekli olan tüm kalite güvence belgelerine sahiptir: ISO9001, ISO14001, OHSAS18001, CE Belgesi, Yerli Malı Belgesi, TSE Hizmet Yeterlilik Belgesi TS13381, TÜV Sertifikaları IEC61215, IEC EN61730-1 / -2 ve 2012’de “Antak” olarak tescilli marka haline gelmiştir.

Antak Enerji üretimde sürdürülebilir ve yenilikçi bir felsefeyi benimsemiştir, bu nedenle Ar-Ge çalışmalarına önem vermektedir: Cirosunun %12’ni kendi bünyesinde bulunan Laboratuara ayırmaktadır. Kurulduğu tarihten bugüne kadar, Akademi-Sanayi İşbirliği şeklinde çalışmalar yaparak yeni ürünler tasarlamıştır. Sektörün ilk Teknolojik Ürün Deneyim Belgesi T.C. Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığından alınmıştır. Aynı zamanda Ulusal ve Uluslararası çapta “Ürün Geliştirme ve Tasarım, Teknolojik Transferler gibi konularda” Üniversitelerin Teknik Bölümleri ile Protokol imzalamıştır. 

Üretici Firma olarak Standard ürünlerin yanı sıra, müşteriye özgü /“customized”,  Nano-teknolojik (%100 geri-dönüşümlü, verim artırıcı ve kendi kendine temizleyen ürün niteliğindedir) özellikte güneş paneli üretmektir. Çeşitli taleplere yönelik AR-GE çalışmaları yapılmaktadır; Güneş Panellerinde beklenen “daha küçük ebatlarda, daha fazla verim”, “daha estetik”, “daha düşük maliyette” olunması gibi vs. olguları önemseyerek yüksek teknolojik ürün tasarlanmaktadır. 

TARİHÇE:
Antak Enerji Kurucu Ortakları Osman YILDIZ ve Ziynet Devrim YILDIZ, Burdur Karamanlı ilçesi Mürseller Köyü doğumlu iki kardeştir. Paris, Fransa’da büyüyen YILDIZ kardeşler üniversite eğitimlerinden sonra, farklı sektörlerde çalışmış ve burada edinilen birikim ve tecrübelerini 2010’da Türkiye’de daha henüz hiç duyulmayan Yenilenebilir Enerji – Fotovoltaik sektöründe paylaşmaya karar vermişlerdir. 
Türkiye’nin ilk güneş panel üretim tesisi 18MW/yıl 2010’da Antalya da kurulmuştur.

İlk yıllarda manuel üretim yapılmaktadır, sonra Kalkınma Ajans desteği ile Full-Otomatik sisteme geçilir ve buna paralel olarak Üretim Kapasitesi 43MW/Yıl artırılır.

Antak Enerji kurulduğu günden bu yana gerçekleştirmiş olduğu projeler ile “ilk’lerin markası” haline gelmiştir: 
• Türkiye’nin ilk saha’ya konulan Güneş Paneli
• 2014’de otomotiv sanayi için Türkiye’nin ilk eğimli Nano-teknolojik Güneş paneli 
• İlk On-Grid Sistemler: 
• Meram Elektrik Dağıtım Şirketine bağlanan ilk yer konstrüksiyonu: Niğde E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu, Adalet Bakanlığı
• Sakarya Elektrik Dağıtım Şirketine bağlanan ilk Fabrika çatı sistemi: Düzce Organize Sanayi Bölgesi
• Milli Park’ta ilk şebekeye bağlı fotovoltaik sistem: Kovada Gölü Eğirdir Milli Park Ziyaretçi Tanıtım Merkezi 
• Uludağ Elektrik Dağıtım Şirketine bağlanan ilk bireysel santral
• Yangın Gözetleme Kulelerinde için ilk Mobil Hibrit Sistem: Orman VI Bölge Müdürlüğü, T.C. Orman ve Su İşleri Bakanlığı 
• İlk Solar Sulama Sistemli destekli Proje: T.C. Gıda, Hayvancılık ve Tarım Bakanlığı 
• İlk Milli Park yol boyu (Serenler Tepesi Burdur) Solar Aydınlatma Sistemi: Orman VI Bölge Müdürlüğü, T.C. Orman ve Su İşleri Bakanlığı
• İlk yuvarlak Güneş Panelli Aydınlatma Direkleri: Burdur Belediyesi 
• İlk “Her şey dahil” Solar Aydınlatma Direkleri: Şehzadeler, Manisa Belediyesi

Türkiye genelinde ilklerin yanı sıra, Antak Enerji Bölgede Fotovoltaik gelişmelere destek vermiştir. Bu doğrultuda, Belediyeler için Solar Aydınlatma Direk projeleri tasarlanmaktadır ve gerçekleştirilmektedir.

Aynı şekilde, Bölgedeki İl Özel İdarelere ve Köylere Hizmet Götürme Birliklerine teknik açıdan destek verilmiştir. Yenilikçi vizyona sahip otoritelerin - Valilik / Kaymakamlık - kararları ile köylerin içme suyu pompaları güneş paneli ile çalıştırılmaya ve bu tip projeler yaygınlaşmaya başlamıştır.

NELER YAPIYORUZ?
Antak Enerji Sektörün ilk üreticisi olma sebebi ile sektörde tanınmış bir marka haline gelmiştir. Çeşitli sektörel fuarlara katılım sağlamaktadır, kurumlar ile projeler geliştirmektedir ve prototip / büyük ölçekli projelerde Antak Enerji güneş panelleri referans marka gösterilmektedir.  

Antak Enerji Güneş Panel üretimi yapıp çoğunlukla EPC firmalarına (kurulum yapan) GES’lerde kullanılmak üzere tedarik etmektedir. Aynı zamanda, Antak Enerji Güneş panelleri dolaylı bir şekilde Bayiler aracılığı ile Ortadoğu da Dubai, Fas ve Mısır, Balkanlarda Kosova, Bosna gibi ülkelere ihraç edilmektedir.

Antak Enerji güneş panel tedariğinin yanı sıra kendi montaj yada Bayileri aracılığı ile On-Grid ve Off-Grid Anahtar Teslim Çözümler sunmaktadır: Mühendislik, Projelendirme, Kurulum, Satış Sonrası ve Danışmanlık Hizmetleri.

Antak Enerji Avrupa da -Yunanistan, Fransa, Belçika- ve Türkiye’nin çeşitli Bölgelerinde Güneş Enerji Santralleri (GES) kurulumları gerçekleştirmiştir; bunlar 1MW şeklinde çeşitli çatı ve yer konstrüksiyonlardır. 

YERLİ ÜRETİM ve SEKTÖRÜN GELECEĞİ:
Yerli Panel Üretimi için çıkan teşvik yasası ve geçtiğimiz aylarda çıkan Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine ilişkin yönetmelikte (10 kW’a kadar olan küçük sistemlerin TEDAŞ proje süreçlerinin kolaylaştırılması) yapılan değişiklikler piyasayı olumlu etkilemiştir. Bu değişiklerle örneğin, daha önce yurtdışından güneş panel alımı yapan firmalar taleplerini yerli üreticilere yöneltmeye başlamışlardır. İç Pazar daha canlı hale gelmiş olması durumu ürünlerin yaygınlaşmasını ve fiyatların daha rekabetçi hale gelmesini sağlamıştır. Ayrıca, Avrupa’da olduğu gibi Türkiye’de bu bağlamda “öz-tüketim” sistemine yönelmektedir; bu sistemler genelde çatılara monte şeklinde gerçekleşmektedir. 

Fotovoltaik teknolojisi Türkiye’ye geç gelmiştir ancak sektörün önü açık ve parlaktır; bunu her ilde sayısı artan GES yatırımlarından ve solar projelerden kolaylıkla görebiliriz. Fotovoltaik sektörü teknolojik açıdan birçok avantajlar sağlamaktadır:

Panellerin verimlilikleri artmakta, ürün skalasında çeşitlik artmakta, üretimde kullanılan hammadde fiyatları düşmekte, amortisman süreleri düşmekte, kalifiye çalışan sayısı artmakta, ürün yaygınlaşmaktadır, dolayısıyla son tüketiciye daha rekabetçi fiyatlar sunulmaktadır. Fotovoltaik sektörünün ve bununla beraber gelişecek olan yeni teknolojiler yakın bir gelecekte günlük hayatımızda sıkça görülecektir, yaygınlaşmasıyla beraber sektör gelişmeye devam edecektir. Bunun yanında yan sektörleri geliştirecek ve aktörleri de çoğaltacak ve önemli bir istihdam kolu oluşturacaktır.

HEDEFLERİMİZ:
2018 Hedefleri doğrultusunda talebi her gün artan iç piyasaya güneş panel tedariği devam edecektir. Buna paralel olarak güneş panel tedariği, talebin ve projelerin çoğaldığı Ortadoğu Ülkelerine yöneltilecektir. 
Antak Enerji ilk yıllardan itibaren, Kamu Kuruluşlarına Anahtar Teslim projeler sunmaktadır ve bu konuda artık güven kazanmış bir marka olmuştur. Bu doğrultuda Antak Enerji projelerin yaygınlaşmasına destek vermeye devam edecektir ve kurumların ihtiyacına yönelik yeni projeler geliştirecektir.    

Yaygınlaşmanın bir başka dalı ise Üniversiteler ile işbirliği olduğundan Antak Enerji Ar-Ge çalışmalarını üniversite çalışanları ve öğrencileri ile sürdürmeye devam edecektir. 

Fotovoltaik sektörünün bütün bu pozitif gelişmeleri ve dinamizmi sayesinde Antak Enerji 2018’de 10Milyon USD ciro ulaşmayı hedeflemektedir.
 
Röportaj veren:
Ziynet Devrim YILDIZ